Kısa Cümleler II.

  • Senin hataların, senin seçimlerin, senin doğruların. Kendi ödediğin bedeller için kimseye açıklama yapmak zorunda değisin.
  • Seni olduğun gibi seven, birlikte eğlenebildiğin, derdini paylaşabildiğin. İşte o…

Merve Çiftci

Kendi yaralarını kendin sar.

İnsan her şeye alışıyor da bir tek kalabalıklarla çevrili yalnızlığına alışamıyor. Sanki içimde binlerce ‘ben’ var. Her biri ayrı şeyler hissediyor. Kimi üzgün, kimi, kırgın, kimi öfkeli… ‘İyiyim’ kelimesinin arkasında ne çok hüzün yatıyor oysa ki.

İnsan en çok kendine yabancı, en çok kendine hasret. Yaşın ikerdikçe anlıyorsun kendi elini ilk önce sen tutmalısın, düştüğün yerden ilk sen kaldrımalısın kendini. Aslında en büyük mücadelelerini, en büyük acılarını ve en büyük yenilgilerini hep tek başına yendin. Artık yaralarını kendin sarmayı öğreniyorsun. Kendi kendine yetmeyi de. Bunun yalnızlık olmadığını da biliyorsun. Gerçi yalnızlık etrafında kimsenin olmaması değil, seni anlayacak birinin olmamasıdır.

‘Mutluluk kendi kendine yetenlerindir’ Aristoteles.

Merve Çiftci

Anne / Şiir

Anne… Sana bugünler de bahsetmek istediğim şeyler var. Tabii bir de bahsedemediklerim. Ama konumuz bu değil, en azından şimdilik.

Yüreğim çok yorgun anne, bir o kadar da yaşama sevinciyle dolu. Sanırım hayata karşı duruşumu ve gücümü senden almışım. Üstelik sen bir de ‘bana hiç çekmemişsin’ diyorsun…

Küçüklüğümden beri çok okurum biliyorsun. Okudukça yeni şeyler öğreniyor insan,değişiyor. İnsanlar… Kitaplardan bile zor anlaşılıyor anne. Öyle anlar oluyor ki yaşadığım hayal kırıklığı ve hissettiğim acı karşısında konuşamıyorum. Boğazımda bir şeyler düğümleniyor sanki. Ne zaman geçecek bu düğümler anne?

Anne… Artık yorulduğumu hissediyorum. İçten içe sarıyor bu his beni, engel olamıyorum. Yoruldum diyorum ama mücadele etmekten de vazgeçmiyorum. Bakma sen bana. Bir şarkı açıp, Yürüdüm mü bir şeyim kalmaz. Kalmaz ama yine de unutamıyor insan. Nasıl unutulur ki üstelik, onca acı, gözyaşı…

Anne… Sen farkında değilsin ama ben her gün seni seyrediyorum. Yüzünü inceliyorum, elli yaşında olmana rağmen hiç eskimeyen güzelliğini. Ellerine bakıyorum sonra, çalışmaktan yıpranmış ve biraz da kırışmış olan ellerine. Yaşandığını en çok ellerin hatırlatıyor bana, bir de ağaran saçların.

Her gün usanmadan erkenden kalkıp işlerine koşturmanı izliyorum. Arada usanıp ‘Bu dünya’ nın işi de hiç bitmiyor ‘ diyorsun. Haklısın. Şimdi de tüm dikkatini ocakta pişmekte olan yemeğe vermiş, aynı an da üç farklı yemek pişiriyorsun. Üzerinde her zaman giydiğin buluz, yelek ve şalvar var. Zaten sen yeleği hem yazın hem kışın giyersin… Bu satırı yazarken hafif bir gülümseme yerleşiyor yüzüme.

Anne… Sen hep böyle kal. Çalışkan, güçlü ve güzel.

Kızın : Merve

Kısa bir hikaye

Bugün oturup etrafı izledim, dinledim. En çok da kendimi. Dışarıda öten kuşların sesini, rüzgarda hafifce sallanan yaprakları, bahçemizdeki çok sevdiğim ceviz ağacını seyrettim, onun hemen altında duran, kedimin uyumayı çok sevdiği kırmızı koltuğu…Her şey o kadar sessiz ve huzurlu geldi ki bana.

Sonra mahallemizden bir satıcı arabası geçti, tüm sessizliği bozarak. Dışarıda ikindi ezanı okunuyor ve kuşlar hala ötüyor. Komşularımız birbirlerine gelip gitmeden, balkondan balkona selamlaşıyor. Sesleri sokağı dolduruyor… Bugün oturup kendimi dinledim. İçimde yer etmiş ihanetleri, yalan cümleleri duydum. Kalp kırıklıklarımı, aslında hiç tanıyamadığım fakat bir dönem hayatımda yer etmiş insanları, geçmişimi ve hiç bilmediğim geleceğimi düşündüm.

Zaman akıp gidiyor dedim kendi kendime. Dün, bugün ve yarın… Geriye kalan ise birkaç güzel anı, birkaç foroğraf ve bizi hatırlayacak birkaç güzel insan.

Merve Çiftci

Kendi Değerini Bilmek

Kalemi.kağıdı elime alıp yazacak kelime bulamamak… Aslında kafanın içinde onlarca düşünce dolanırken.hissettiklerini nasıl tarif edeceğini.anlaşılıp.anlaşılamayacağını bilememek.Çoğu insan anlaşılmamaktan şikayetçidir.Peki ya anlamayan kendileri ise?

Hayatımda sakinliği ve huzuru seviyorum. Sevdiğim parçaları dinlerken yazı yazmayı ve kahve içmeyi.kendime ayırdığım hoş bir zaman dilimi olarak görürüm hep.Kendime ayırdığım ve beni biraz da olsa mutlu eden dakikalar. Büyüdükçe kendime daha çok zaman ayırmam gerektiğini anladım. Aslında en özen göstermemiz gereken kişi kendimiziz. İlk önce kendimizi mutlu etmeli. ilk önce kendimizi üzmekten çekinmeliyiz. Hayatın koşturmacası içinde mutlu olduğumuz şeyleri bulmalıyız.

İnsanın gönlü bazen çok yorgun oluyor … Tüm olanlara rağmen hayat devam ediyor ve şimdi olmasa dahi bir gün her şeyin iyi olacağına inanıyorum.

Merve ÇİFTCİ

Gönüldeş

Bir fotoğraf karesi, bir cümle, bir şarkı bile içimdekileri dökmem, ilham olmaya yetiyor, ne zaman yazacağım belli olmasa da o an yazmak istiyorsam kendimi tutamıyorum. Bu yazım da ise çok sevdiğim bir arkadaşımla çekindiğimiz fotoğrafa bakarken yazma isteği duydum.

O fotoğrafta, iki yakın dost, sevgi ve güvenle bakan iki göz ve yan yana olmaktan mutluluk duyan iki yüz gördüm her zaman. Dostluğu cümleyle anlatabilirsiniz belki ama biz fotoğrafını çoktan çekmiştik anlaşılan 🙂 O an aklımdan şunlar geçti ; böylesine beni seven, bana değer veren, olduğum gibi kabul eden ve değiştirmeye çalışmayan, beni yormayan, üzmeyen dostlarım olduğu için çok şanslı ve mutluydum. Ne olursa olsun yanımda olacağını bildiğim insanlar vardı. İyi günde ve kötü günde. Yardımına ihtiyacım var dediğimde, bana bahane üretmeyecek, işim var demeyecek insanlar almıştım hayatıma. Onlar da beni almışlardı, zamanlarını bana ayırmışlar, fotoğraf galerini benimle paylaşmışlar, komik videoları bana atmışlar, benimle gülüp, dertlenmişlerdi. En önemlisi ise kalbimi kırmaktan korkan dostlar biriktirmişim. Dost dediğimiz insanlar güvenmekten korkmadığımız ve bizi üzmeyeceğini bildiğimiz insanlardır. Sürekli sizi yoran, kalbinizi defalarca kırdığı halde aman aram bozulmasın, bu da bi kenarda dursun dediğimiz kişiler değil dost, arkadaş dahi olamazlar. Size bir kere kazık atıp, arkanızdan iş çeviren insanlar emşn olun bir defa daha yapmaktan çekinmeyecektir. İlkinde çekinmemiş ki zaten, diğerinde düşünsün. Çevrenizdeki insanlara dikkat edin çünkü : Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü; Bülbül gül’e, karga çöplüğe götürür.

Hz. Mevlana 🐦🌹

Sevgiler.

Merve Çiftci

Aşk

Aşk iki kişi arasında olan kıymetli,eşi olmayan bir histir. İnsan ömründe ne kadar aşık olabilir? Kaç defa? Peki bir kişiye ne kadar yenilebilir? Kaç defa affedebilir?

İnsan ömründe bir defa aşık olur. O kişiden sonra hayatına kim girerse girsin , bir daha onun gibi sevemeyecektir. Hatta ara sıra özleyecektir. Seni gerçekten seven insan kimseye adım atmasa dahi sana hep gelir. Hatta öyle aşıklar vardır ki, sen yokken dahi aşkına ihanet edeceğini düşünüp kimseyi almaz yüreğine. Kalp yol geçen hanı değil ki herkesi alasın içeriye. İnsan ömründe bir defa aşık olur ama bin defa yenilir aynı insana…

Merve Çiftci

Sevgi nedir?

Sevgi ; sözlük anlamı insanı bir kimseye ya da şeye karşı ilgi ve bağlılık ilgi ve göstermeye yönelten içsel duygu,sevme duygusu.

Sözlük anlamı her ne kadar ilgi ve bağlılık olsa da diğer insanlar bu bağlılık duygusunu bağımlılığa çevirebiliyor. ya da ilgiyi sürekli o insanla meşgul olmak olarak yorumluyor. Sevgi her şeyden önce içten gelen ve sahte olmayan bir duygudur. Sevgiyi satın alamazsınız. Marketlerde bulunmaz. İnsan kalbindedir sevgi. Sevgi bir dostunu arayıp, halini sormaktır. Arkadaşın üzgünken yanındayım demektir . Sevgi seni düşündüm demektir ya da bunu görünce aklıma sen geldin cümlesidir. Üstelik sevgi sadece insana karşı duyulmaz. doğa’ya , hayvanlara karşı da sevgi besler insan. Misal ben kedileri ve çiçekleri çok severim. Bu yazıyı okuyorsanız eminim siz de seviyorsunuz.

Belli bir yaşıma kadar sevginin kelimelerden ibaret olduğunu sandım. Yanılmışım…Sevgiyi süslü kelimelere sığdıramazsınız, sevgiyi hissettirirsiniz. Ben artık davranışa yansımayan hiçbir sevgi sözcüğüne inanmıyorum. Seven belli eder çünkü. Sizi seven insanlar sizi kırmaktan korkarlar, incitmek istemez onlar. Eğer yaptığınız bir hata varsa nazikçe uyarırlar. Hayat o kadar garip ki, herkes herkesten şüphe eder olmuş. Şu da yine çok gariptir ki herkes herkesle samimi ama kimse kimseyi gerçekten sevmiyor. Sahte dostluklar, sahte arkadaşlıklar, sahte aşklar…

Sahte olan hiçbir şeyi bu zamana kadar sevmedim, sevmeyeceğim. Hayatınızda size gerçekten siz olduğunuz için değer veren insanlar varsa çok şanslısınız. Çünkü onlardan az kaldı. Sevdiğiniz insanlara sahip çıkın,kaybetmeyin. Sonra çok geç olabilir…

Sevgiler.

Merve ÇİFTCİ