Düşüncelerin Hayat’a Geçirilmesi

Bazı anlar ruhumun çırpındığım hissediyorum. Kendi içimde… Var olanı değiştirmek için o kadar düşünüyorum ki ; sonunda kendimi düşüncelerin arasında kaybediyorum. Kimi günler, okumak için elime bir kitap aldığımda, okuduklarımı bile anlamayacak ale gelip usulca bırakıyorum kitabımı. Sonra kendime diyorum ki; ya gerçekten bu düşündüklerini yaparsın ya da tüm hayatın boyunca sadece birer düşünceden ibaret kalacak.

Farkettiğim bir nokta var ki; ben bu işlerin hepsini aynı zaman da yapmaya çalışıyorum. Bu yüzden hiçbirine vakit ayıramıyorum ya da tam istediğim gibi yapamıyorum. İnsan olarak yeni şeyler yapmayı istediğimiz zaman ertelemeyi çok severiz. ‘Amaan yarın yaparım.’ ya da ‘Sonra yaparım.’ gibi cümleler kurarız. Aslında haksız da sayılmayız çünkü en cazip fikirler, en olmadık yerlerde ve zaman da aklımıza gelir.

İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle çoğumuzun rutin hayattaki düzeni bozulmuş durumda. Buna ben de dahil. Uyku saatlerimiz, yemek yediğimiz vakitler ya da ders çalıştığımız vakitler… Aslında bu süreci avantaja çevirmekte bizim elimizde. Ben bu süreç boyunca erken kalkmanın önemini anladım diyebilirim. Geç kalktığımda günün yarısı bitmiş oluyor ve yapmak istediğim işlere vaktim olmuyor. Ama erken kalktığım zaman, kendim için örnek verecek olursam sabah ders çalışıp, günün geri kalan kısmını kendime ayırabiliyorum. Kendim de uygulamakta zorlasam da alışkanlık haline getirmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki hayatımızı kaliteli hale getiren asıl şey alışkanlıklarımızdır. Hayatımızı değiştirmek istediğimizde işe ilk olarak alışkanlıklarımızdan başlamalıyız.

Merve Çiftci

Sosyal medya üzerine bir eleştiri

Güneşli bir öğle vaktiydi 🌤️🌞

Eskiden en sevdiğimiz insanların fotoğrafları sadece albümlerde olur ve belirli kişilere gösterildi. Yıllarca saklanırdı. Oysa şimdi ki fotoğraflar tanımadığımız insanlara bile açık. Güzel anılarımız paylaştıkça azalıyor, eksiliyor sanki.

Birine verdiğimiz değer, onunla olan fotoğrafımızı paylaşıp altına süslü kelimeler yazmakla ölçülür oldu. Sorsan belki hafta da bir gün bile nasılsın diye sormayan insanlar, sosyal medya da tam bir sevgi pıtırcığı. Hayatlarımız birbirine çok benzese dahi, insanlar bunun sadece belirli günlerini veya saatlerini alıp paylaştığında ‘ Aaa! Ne kadar da güzel bir hayatı var’ diyoruz hepimiz. Oysaki gerçek tamamen farklı.

Kitaplar bile artık okunmuyor. Sadece fotoğrafları konuyuluyor ve işleri bitiyor. Hayvanlar artık sevilmiyor, sadece fotoğrafları paylaşılıyor. Belki gün içinde bir kap mama vermeyen insan, kedisini alıp bir fotoğraf paylaştığında hayvansever ilan ediliyor.

Herkes hayatından şikayetçi fakat kimse şükretmiyor. Ya da şikayet ettiği durumları değiştirmeye çabalamıyor. Belki de çoğu insan koca bir ömrü şikayet etmekle geçiriyor. Yaşadığı bir günün bile aslında ne kadar önemli ve tekrarı olmayacak olduğunu anlamadan.
İnsanlara bir şeyleri göstermeye o kadar odaklanmışız ki, gerçek hayatımızı yaşayamıyoruz.

Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle 🌼

Merve Çiftci

İnanıyorum ki

Evet, yazıma başlarken bu başlığı atmak istedim çünkü ben hayatımda, hayatta iyi şeylerin olabileceğine hala inanıyorum, inanmak istiyorum . Çünkü insanı ayakta tutan asıl şeyin umut etmek olduğuna inanıyorum. İnsanları bilinmezliğe, karamsarlığa sürükleyen asıl şey umutsuzlukur. Umut etmek her zaman size güç verecektir .

Şu an dünyamız ne kadar kötü ve içinden çıkılmaz bir durumla baş ediyor olursa olsun inanıyorum ki bu hastalığı yenecek, yeneceğiz. İnanıyorum ki hayatımızda ne kadar zorluklar yaşasakta bir ışık her zaman vardır. Önemli olan o karanlığın içindeki size gülümseyen ışığı bulmaktır.

Hiçbir şey için geç değildir. Ya da hiçbir şey imkansız değildir. Siz umut ettiğiniz ve vazgeçmediğiz sürece, her şey mümkündür.

Merve Çiftci

Değişim

Yeniden başlamak mümkün mü? Her şeye. Yeni bir sayfa açmak hayatında. Dün baktığın gibi bakmamak etrafına. Farklı görmek olanları, farklı yorumlamak. Mümkün mü yeniden başlamak? Bir anda değiştirebilir miyiz her şeyi? Asıl soru kendimizi değiştirmek mümkün mü?

Peki değişimden kasıt ne? Sadece fiziksel olarak bir değişim yeterli mi? Bana sorarsanız değil. Çünkü, dışı mükemmel ama içi boş çok insan gördüm. Bence asıl değişim : İnsanın fikirlerini, alışkanlıklarını ve hayata bakışını değiştirmesiyle başlar. Bizi biz yapan fikirlerimiz ve davranışlarımızdır. Hayatı belirli bir çizgi de yaşamak, yaşamak mıdır gerçekten? İnsan dünya ya sadece tüketmek için mi gönderilmiştir? Tüm görevimiz çalışmak ve harcamaktan mı ibarettir?

Zor zamanlar yaşadığımız şu günlerde, bolca vaktimiz var. Kendimizi sorgulamak ve değiştirmek istediğimiz şeyleri değiştirmek adına , örneğin ben erken kalmak istiyorum ya da belirli saatlerde düzenli olarak uyumak istiyorum. Uykumu düzene sokmak istiyorum. Ben değişimin bir anda olduğuna inanmıyorum. Minik minik adımlarla başarıyor insan değişmeyi. İşe en zorundan başlamak yerine, bizi daha az yoracak ve yapılması daha kolay işlerden başlamak yerinde bir karar olsa gerek. İnanıyorum ki bunu da atlatacağız 🙏

Merve Çiftci

Gitmeyi Bilmek

Hayat ne zaman neyle karşılaşacağını bilmediğin koca bir oyundan ibaret.
Oyunun yöneticisi biziz sanıyoruz ama hayır biz sadece birer oyuncuyuz. Oyunu asıl yöneten tanrı.
Nereye gidersek gidelim kaçamıyoruz kaderden ve olacaklardan. Olmuş olan, olacak olan ve olmak üzere olandan.
İnsan bazı şeylere ne kadar direnirse dirensin, bazen kendi iyiliği için bırakması gerekiyor. Canını yakan her neyse uzaklaşması gerekiyor.
İnsanın ruhu daha fazla acıya katlanamıyor. Umudun kalmadığı yerde artık tek çare gitmek oluyor. Sadece gitmek.

Merve Çiftci

Acı’yı geçirmek

Bir gün her şey düzelir mi veya düzelecek mi? Bilmiyorum. Her şey düzelmese bile şu an üzüldüğüm şeyler için gelecekte nasıl hissederim bilmiyorum. Bazen kendimi çok çaresiz ve bir o kadar da yalnız hissediyorum. Kendi kendime yaşadığın acılar dünya’nın umurunda bile değil diyorum. Ama o acı hiç geçmiyor.

Ne kadar görmezden gelmeye çalışsam da, o tüm gücüyle bana orada olduğunu hep hatırlatıyor. Böyle zamanlarda ne yapacağımı bilemiyorum. Erteliyorum. O hala kanamaya devam ederken ben, nasıl olsa ölmem bu yaradan diyorum. Yorulduğumu hissediyorum, gücümün kalmadığını.. Yüzleşmekten korktuğum için hep aynı döngüde yaşadığımı. Bitmesini istiyorum artık, ne olursa olsun geçmesini. İyileşmeyi istiyorum artık.

Artık acılarımı geçiştirmek değil, geçirmek istiyorum.

Merve Çiftci

Her şey olması gerektiği gibi

Zaman değişiyor, mevsimler değişiyor. Ankara bahara’a hazırlanıyor. Güneş tüm sıcaklığıyla gülümsüyor, ara sıra küsüp kaçabiliyor. Bazı günler hava soğuk ve sert oluyor. Birkaç gün sonra yeniden güneş beliriyor.

Tıpkı hayatımızdaki zor dönemlerden sonra gelen güzel anlar gibi.

Bahar geliyor ve insanın içi umut doluyor. Güneş’i doğuşunu gördüğüm her sabah şükrediyorum. Yepyeni bir gün beni bekliyor.

Hayattan usandım, yoruldum dediğim zamanlarda, elimi kalbimin üzerine koyup atışını hissediyorum. İçimde hala yaşamaya direnen minik bir parçam var, pes etmeyen. Sonra gökyüzüne bakıyorum, derin bir nefes alıp “Her şey yolunda” diyorum. Her şey olması gerektiği gibi, ne eksik ne fazla.

Merve Çiftci

Şükretmek

Şükretmek, hayatında sahip olduğun güzel şeyler adına teşekkür etmektir. Sahip olamadıkların için üzülmek yerine, sahip oldukların için mutlu olmaktır. Sağlığın için, ailen için, sevdiklerin yanında olduğu için, ihtiyacın olduğunda arayabileceğin bir dostun olduğu için, mutlu olduğun anlar için, yiyecek yemek’in, yatacak bir ev’in, bir iş’in olduğu için…

Ne çok şükredecek nedenimiz var değil mi?

Sahip olduğum her şey için teşekkür ederim hayat. Bana kattıkların için de.

Merve Çiftci

Kelimelerin Gücü

Yazmak beni mutlu eden ve bana güç veren bir eylem. Kelimeler, hayatımızda o kadar çok etkiye sahiptir ki aslında. Bir kelimeyle kendinizi var edebilirken, başka bir kelimeyle yok edebilirsiniz. Çevremizdeki insanlara daima onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleriz ya da bizim için ne kadar değerli olduklarını. Peki, kendinizi sevdiğinizi en son ne zaman söylediniz kendinize? Ya da ne olursa olsun kendinize olan sevginizin hiç azalmayacağını? Ne zaman hatırlattınız?

İki gün öncesine kadar dibe vurmuş bir halde hissediyordum. Tamamen mahvolmuş. Düşüncelerimi kontrol edemiyordum. Kapana sıkışmış gibiydim. Sanki dışarı çıkmamı engelleyen bir kapı vardı. Sonra farkettim ki o kapı bendim. Etrafımdaki duvarlar ise kötü ve olumsuz düşüncelerimdi. Düşüncelerimi yavaş yavaş değiştirmeye başladığımda, o duvarlar da küçük küçük delikler açılmaya başladı. O an nefes aldığımı farkettim. İhtiyacım olan tek şey içimdeki gücü bulmaktı. Ama şunu söylemeliyim ki, o güç aniden ortaya çıkmıyor. Yavaş yavaş yıkıyorsunuz kötü düşüncelerinizi ve şunu da eklemeliyim ki olumsuz düşünceler bir anda kaplamıyor beynimizi, onlarda zamanla oluşuyor. Zamanla oluştukları için zamanla yok oluyorlar. Kendinizi bulmaya başladığınızda, bunu hissettiğinizde bile mutlu olduğunuzu göreceksiniz. Ben mutluluğun maddi bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Mutluluk insanın kendini sevmesiyle başlar. Mutluluk hayatınızdaki tüm olumsuzluklara rağmen iç huzuru bulabilmektedir. Hangimizin sorunları yok ki? Hangimiz tamamen mükemmel bir hayat yaşıyor ki? Mükemmel hayat gerçekten varsa tabi.

Eğer kendinize bütün bir hayatınız boyunca güçsüz ve zayıf olduğunuzu söylerseniz, artık ona dönüştüğünüzü göreceksiniz. Fakat her şeyi başarabileceğinizi söyleyip kendinize inanırsanız, beyniniz onu bedeninize ve zihninizde kodlayacaktır. Sizde artık ona inanır, hayatınıza öyle devam edersiniz. Kelimeler öyle güçlüdürler ki bütün bir hayatımızı şekillendirirler.

Merve Çiftci

Sabırlı ol. İyi şeyler, zaman alır.

Hayatımızı olduğu gibi kabul etseydik, sizce ne olurdu? Kaderimize razı olup tek düze mi yaşardık? Hiç değiştirmeye çalışmadan, kabullenmek her zaman doğru mu? Neyi kabul etmeliyiz hayatımıza dair, neyi kabul etmemeliyiz? Üstelik bunları kendimiz için mi yapıyoruz yoksa başkaları memnun olsun diye mi? Ben, kabullenmenin her zaman doğru olmadığını düşünüyorum çünkü kendimizi tek bir kalıba soktuğumuz zaman sadece o dünya da yaşıyoruz. Başka dünyalara kapılarımızı bile aralamıyoruz. Oysaki o kapıyı, o açmaya korktuğumuz kapıyı biraz da olsa aralamayı denesek, kim bilir belki her şey daha güzel olur. Doğduğunuz şehri, anne babanızı ya da doğarken aldığınız soyadını değiştiremezsiniz. Ama kabul etmek istemediğiniz ve her zaman değiştirmek istediğiniz, elinizde bir sihirli değnek olsaydı, mutlaka bunu değiştirirdim dediğiniz her ne varsa değiştirmeye başlayın. Bu hedeflerinize belki hemen ulaşamayacaksınız, ama ısrar ettiğiniz sürece mutlaka başaracaksınız. Gerekli olan kararlı ve sabırlı hareket etmek. Unutmayın: Bir taşı delen damlaların kuvveti değil, sürekliliğidir.

Merve Çiftci